Instagram

21/10/2014

The Magger - October 2014




Ekim ayında, The Magger'da canım arkadaşım Neşem Çelikkaya'yla yaptığımız şöyle bir röportajımız yayınlandı. Biz bu röportajı yaparken pek keyif aldık, sizin de okurken aynı keyfi almanızı dileriz:)

ADVOCATE'S CLOSET: ÇOK SEYAHATLİ MODA VE STİL BLOGU *

Neşem Çelikkaya - 14 EKİM 2014
Bir süredir beni yazı alemlerinden bir hayli uzak tutan yeni eve taşınma sürecime de artık bir nokta koymak için, hazır Mercedes-Benz Fashion Week İstanbul da başlamışken, sizleri moda temalı samimi bir röportajla buluşturmak istedim. Blogger arkadaşım Cansu Yazıcı ile gerçekleştirdiğimiz bu röportajda, moda ve seyahat günlüğünü paylaştığı bloğu Advocate’s Closet’ın doğuşunu, kendisinin modaya bakışını ve stil ipuçlarını konuştuk. Biz bu röportajın sonunda, ‘hayat sürprizler ve kalbini çarptıran heyecanlarla dolu, bir gün avukat ve ertesi gün bloggersın, çünkü nerede mutluysan aslında sen de hep oradasın’ dedik. Belki siz de okurken bizimle aynı şeyleri hissedersiniz, ne dersiniz?

1
Fotoğraf: Duygucan Yazıcı
Advocate’s Closet; çünkü aslında avukatsın. Peki, modayla yollarınız nasıl birleşti ve bu senin için neden bu kadar önemli?
İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olduktan sonra, Hollanda ve İsviçre’de birçok okulda farklı eğitimler aldım. Mezun olup, Türkiye’ye döner dönmez Türkiye’nin hatırı sayılır hukuk bürolarından birinde çalışmaya başladım. Toplam 4 yıl kadar çok iyi bürolarda avukatlık yaptım. Gelin görün ki; hukuk, mesleğime dönüşünce okurken aldığım zevk, eziyete dönüştü. Her daim birilerinin hakkını savunan biri olsam da avukat olmak, beni de adalet duygumu da tatmin edemedi. Zaten hep kendimi avukattan ziyade savunucu olarak tanımlamak istediğim için, blogumun adını da Lawyer’s veya Attorney’s Closet değil, ‘Advocate’s Closet’ koydum. Yerinde duramayan bir tip olduğumdan, bitmek bilmeyen ofis saatleri sonunda kreatif tarafımı tatmin edecek bir şeyler yaparak, monoton hayatımı dengelemek istedim. Uğraştığım diğer sanat dalları çocukluğumun tozlu sayfalarına gömülüp, bayıla bayıla uğraştığım hobilerim de moda ve seyahat ekseninde toplanınca, bir blog açarak bu işin bir ucundan tutmaya karar verdim. Böylece, ortaya biraz stil, biraz da seyahat içeren, çokça kişisel bloğum ‘Advocate’s Closet’ çıktı. Geçtiğimiz Nisan ayında 2. yılını kutladık bile. Bu arada, avukatlığı da geçenlerde tamamen bıraktım. Bütün yaz seyahat ettim, çok da iyi geldi.
2
Fotoğraf: Asım Osman Dağlı
Herhangi bir moda ikonu ya da sanatçıdansa ben daha çok seyahatlerinden ilham aldığını düşünüyorum. Kişisel stilini nasıl tanımlıyorsun? 
Seyahatlerim gerçekten de bana en çok ilham veren şey. Tam da bu yüzden hep daha fazlasını görmek, yeni yerler keşfetmek, farklı insanlar, farklı kültürler tanımak istiyorum. Gördüğüm, duyduğum, dokunduğum her şey bana yepyeni şeyler katıyor. Her yerin farklı bir ruhu olduğuna inanıyorum. O yüzden her gittiğim yere içine bambaşka kostümler koyduğum bavullar götürüyorum, her yeni yerde başka bir Cansu oluyorum. Sabit bir stilim yok aslında. Paris’te dolaşırken tamamen siyah-beyaz giyinirken, güneye inince bembeyaz veya çiçekli elbiseler giyip hasır şapkalar takıyorum. Moduma göre tarzım çok değişiyor. Bir gün rengarenk, bir gün baştan aşağı siyah giyinebiliyorum; ama son birkaç yıldır stilimi baya sadeleştirdim. Artık dolabımın çoğu siyah ve beyazlardan oluşuyor. Büyüdükçe daha maskülen ama daima feminen dokunuşlar içeren, minimal bir tarza kavuştum. O yolda da ilerlemeye devam ediyorum. Örneğin; kıyafetim nasıl olursa olsun, daha özellikli, zamansız ayakkabı ve çantalar kullanıyorum ki ben zaten bir insanın stilini de en çok ayakkabı ve çanta seçimlerinin belirlediğine inanıyorum.
3
Kendi stilini oluştururken örnek aldığın moda ikonları ya da sanatçılar var mı?
Aslında, şu kadın ya da şu adam benim moda ikonum dediğim biri yok. Daha ziyade; elime geçen ve göz gezdirdiğim her şeyden, okuduğum, baktığım her dergiden, fotoğraftan, videodan, editoryalden, izlediğim filmlerden ilham alıyorum. Basılı ve online olarak, en ana akımından en alternatifine bir sürü dergiyi ve bloğumu açtığımdan beri de sayısız bloğu takip ediyorum. Hem moda çekimleri hem de yazılı içerik anlamında ID Magazine ve Dazed&Confused bu aralar en çok takip ettiğim dergiler. Vogue’un pek çok edisyonunu beğenerek inceliyorum. Türkiye’den ise favorim; XOXO The Mag, KLOK ve Blank Mag. Instagram; günlük ve hızlı ilham için en sık başvurduğum kaynak. Yine de illa ki birkaç moda ikonu saymam gerekirse; pek çok insan gibi ben de Audrey Hepburn ve Kate Moss’un zamansız stillerinden oldukça etkileniyorum. Onun dışında Edie Sedwick de stiline hayran hayran baktığım kadınlardan. Bir blogger olarak beğenerek takip ettiğim bloggerları da saymazsam olmaz bence! Leandre Medine, Jane Aldridge, Chiara Ferragni, Alexandra Spencer, Tavi Gevinson, Pernille Teisbaek, Camille Charriere ve Courtney Trop beğenerek takip ettiğim bloggerlardan bir kısmı. 
7
Fotoğraf: Duygucan Yazıcı
Bir kadının dolabında mutlaka olmalı dediğin parçalar nelerdir?
Kesinlikle “little black dress” dediğimiz küçük siyah elbise ile yaz için de mutlaka küçük beyaz elbise olmalı. Onun dışında siyah bir deri ceketin hayatınızı kaç kere kurtarabildiğini görünce şaşıracaksınız! İyi kesimli, vücudunuza güzel oturan bir blue jean ile bir siyah jean de kesinlikle olması gerekenlerden. Bunların dışında listeye, kaliteli pamuklu kumaştan düz beyaz ve düz siyah birer tişört, klasik bej bir trençkot, iyi kesimli bir beyaz gömlek, bir çift deri siyah stiletto ve olabildiğince sade ve kaliteli siyah bir deri çantayı da eklemek boynumun borcudur. Geçen aylarda Selimiye açıklarında denize kaptırdığım Rayban’lerimi de yad ederek, klasik model bir Rayban gözlüğü de olmazsa olmazlar listesine ekliyorum.
IMG_1098
Fotoğraf: Türker Özdede
Konu alışveriş olduğunda, senin dolabında en çok hangi markalara rastlarız?
Genelde high street markalardan alışveriş yapıp, tasarım parçalarla gardrobumu besliyorum. Bu ara tam bir Topshop kızıyım. H&M ve Zara; sürekli alışveriş yaptığım, sezonun tüm trendlerini bulabildiğim markalar arasında. Beymen de çok sayıda seçmece markayı bir arada barındırmasıyla gönlümü fetheden mağazalardan biri. Yurtdışından Shopbop ve Nasty Gal düzenli ziyaret ettiğim online alışveriş adresleri. Çanta konusunda tam bir Longchamp’cıyım. Ayrıca, tam bir vintage aşığıyım. Bazen o kadar özgün parçalar çıkıyor ki, eskiler bu işi biliyormuş diyorum. En sık başvurduğum vintage kaynağım ise; annemin en nadide parçalarını saklayarak oluşturduğu genç kızlık gardrobu. Gittiğim her büyük şehirde vintage mağazalara uğruyorum. Favorim; Paris’in Le Marais bölgesindeki dükkanlar. Ne fiyatlara, nasıl güzellikler bulduğumu görseniz şaşırırsınız, size de öneririm. Diğer önerilerim ve stil postlarım için sizi Advocate’s Closet’a beklerim.
6
Fotoğraf: Asım Osman Dağlı
Peki, ya sınırsız bütçen olsaydı bu soruya cevabın ne olurdu?
Muhtemelen günlük kıyafetlerim için Alexander Wang’i talan ediyor, Saint Laurent, Isabel Marant, Chanel’den çıkmıyor olurdum. Cool hissetmek istediğimde Iro ve Acne’ye kafa uzatıyor, bahar ve yaz akşamlarındaki kokteyllerde Erdem ve Mary Katrantzou, gece davetlerinde ise Valentino ve Elie Saab’ı tercih ediyor olurdum. Söz konusu salınmak olunca, ben de cool çizgimden uzaklaşıp, zarafeti tercih ediyorum sanırım…
11
Fotoğraf: Hamdi Atay
Beş yıl sonra seninle röportaj yaptığımızda, sana ne sormamı istersin?
İlki kesin seyahat ile ilgili olurdu. Mesela; ‘Dünya turun nasıl geçti? Güney Amerika’yı mı daha çok beğendin, yoksa Uzak Doğu’yu mu? Peki ya Uzay’dan manzara nasıldı? Diğeri; ‘Çok mutlu ve sağlıklı görünüyorsun, yıllar sana çok iyi davranmış! Sırrını bizimle paylaşır mısın? Ve bir de, ‘Hayat motton hala ‘hayatta her şey kısmet’ mi? :)
9
Seni nasıl takip edelim?
10
Fotoğraf: Duygucan Yazıcı
*   This interview, published on the online magazine The Magger, is only available in Turkish.

No comments:

Post a Comment

Please feel free to comment. At the end, I make all these posts for your comments:)
Lütfen yorum bırakmaktan çekinmeyin. Tüm bu postları sizlerin yorumlarınız için yapıyorum ne de olsa:)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...